Büyük Türk Tarihi
Online Tarih Dergisi

Hunların Zırhlı Birlikleri



Laufer, Çin tarihlerinin Hiung-nu dedikleri Hunların, doğuştan savaşçı, atlı oymaklardan kurulu ve okçuluğun da uzmanı gördüğünü belirtir.

“Tarihçi Se-ma Ts’ien’in anlattıklarına göre Hunlar çocuklarına, koyunların üzerine bindirerek, kuşlar ile kemirici kayvanlara, ok atmasını öğretirlerdi. Askerlerin yetenekleri, okçuluk derecelerine göre ölçülürdü. Çin tarihlerini de, türlü şekillerde anlayanlar olmuştur. Bence, E.H.Parker’ın (China Review, XX, s.1)’deki, (Çin tarihlerinden yaptığı) şu tercüme daha doğru olmalıdır: ‘Hunlarda her asker, yayını kullanışına göre, yeterlibir zırhlı atlı olabilirdi.’ Bu belgeyi Hirth ise, (Ancient History of China, s.162) adlı eserinde, şöyle çeviriyordu: ‘Askerler yetişirken, eğitimle çok iyi bir okçu olurlardı. Bu arada at üzerinde iken de, zırh ile donatılırlardı.’ Bizce Hirth’in tercümesi çok geniştir. Belgedeki Çince ‘Kia-ki’ sözü, teknik bir deyimdir. Ayrıca anlamı da cümlenin hepsi içindedir. Bu sözün esas anlamı ise, ‘derinden zırh giymiş atlı asker’ demektir… Görülüyor ki bu zırhlar, madenlerden değil deriden yapılmışlardı.

Yukarıdaki açıklamamızdan anlaşılıyor ki, Hun askerleri, açık düzenle ve şahsî yetenekleriyle savaşabilen, ‘bindirilmiş okçulardan meydana geliyorlardı. Tıpkı İskitler gibi. Çin tarihçilerinin anlattıklarına göre Hunlar, uzaktan yapılan savaşlar için, ok ve yay kullanıyorlardı. Avrupa’da görülen çevik ve bindirilmiş Hun okçuları da ve Cengiz Han Moğolları gibi idiler. Yakından ve göğüs göğse yapılan savaşlarda ise, kılıçları ile, kısa mızraklarından yararlanıyorlardı. Bunların yaya savaşları yapıp yapmadıklarını ise bilmiyoruz.

Ayrıca Çin tarihçilerinin de dedikleri gibi onlar, kaçmaktan veya geri çekilmekten de utanmıyorlardı. Bu taktik, onların savaş düzeni ile ilgili yakından ilgili idi.

Eski İran ve İskit ordularında olduğu gibi, Marco Polo da bu askerî taktikten söz açmıştır. Onlari bu yapmacık geri çekilmeler ile, karşıdakilerini aldatıyorlar ve düşmanlarının güçlerini tüketmeye çalışıyorlardı. Geri çekilme manevrasını uygularken de, arkalarına doğru ok atmayı ihmâl etmiyorlardı. 

Zırhları Çinlilerin (kia) dedikleri zırh çeşidinden idi. Bu zırhlar, ev hayvanlarının derilerinden hazırlanırdı. Ayrıca bu zırhlar, günlük giyim olabilecek biçimde yapılırdı. Üzeri, deriden yapılmış süsler ile süslenirdi. Bu üzerine de keçeden bir aba giyerlerdi





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın: