Büyük Türk Tarihi
Online Tarih Dergisi

Yalancılar Kahvesi



Anadolu Selçuklu Sultanlığı devrinde,Konya’da büyük bir din alimi olan Mevlana yaşıyordu.Mevlana’nın sevdiği kişiler arasında kendisi gibi bir alim olan Şemsi Tebrizi de vardı.Fakat iki alimin bir birlerineolan bağlılıkları dedikodulara sebeb olduğundan bir gün Şemsi Tebrizi aniden ortadan kayboldu.

Şemsi Tebrizi bir gün Hz.Mevlana’ya:
 
-”Ya Mevlana,eğer bir gün beni kaybedersen,Tebrize gel,seni yalancılar kahvesinde bekliyorum” demişti.Mevlana Tebriz’e gelir,yalancılar kahvesinin nerede olduğunu kime sorarsa,böyle bir kahvehane yok cevabını alır.
 
Mevlana üzgün bir şekilde Tebriz’i terk etmek üzereyken,şehrin kabiristanına uğramak aklına gelir.Birde ne görsün,Şemsi Tebrizi,mezarlar arasında oturmuş kendisini beklemektedir.İki aşık bir birlerine sarılırlarken Şemsi Tebrizi,Mevlana’ya:
 
-”Ya Mevlana,sen nasıl oldu da akıl edemedin?İşte burası,yalancılar kahvesi.Bak,bu şahın mezarıdır,sağlığında dünyaya sığmazdı,her şey,her yer benimdir derdi.Bak şimdi bir avuç toprak.Bak şu mezar zengin birinin mezarı,o da malıyla mülküyle övünürdü.Bak şimdi bir avuç toprak,işte burası yalancılar kahvesi.”





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın: