Büyük Türk Tarihi
Online Tarih Dergisi

Arslan Yabgu’nun Ölümü



Harezm bölgesine hâkim olan Gazneliler ile Maveraünnehr’de kendilerine karşı herhangi bir rakip görmek istemeyen Karahanlılar, mevcut durumu yeniden düzenlemek amacıyla bir araya gelmeye karar verdiler. Nihayetinde 1025 yılında Karahanlılar’ın hükümdarı Yusuf Kadir Han ile Gazne Sultanı Mahmut, Semerkant yakınlarında bir toplant ı yaparak“İran ve Turan sorunları”üzerine görüş alışverişinde bulunmuşlar ve şu kararları almışlardır:

-Ali Tigin’in Maveraünnehr’deki Beyliğine son verilecek, Beyliğin başına Yusuf Kadir Han’ın oğlu Yeğen Tekin getirilecek,

-Karahanlı ve Gazneliler için gittikçe büyük bir tehlike olmaya başlayan Arslan Yabgu’nun başında bulunduğu Türkmenler, Maveraünnehr’den Horasan’a nakledilecek,

-Bu iki maddenin uygulanması görevini Sultan Mahmut üstlenecek.

Alınan bu kararlar, Arslan Yabgu ile Ali Tigin’e ulaşınca her ikisi de Buhara’yı terk etmiş, Arslan Yabgu mahiyeti ile beraber çöle çekilmiştir.  Sultan Mahmut Arslan Yabgu’ya bir elçi göndererek:

-“Biz, sürekli olarak Hindistan’a gaza amacıyla seferlere gidiyoruz. Birçok İslâm memleketlerinden gelen gönüllüler, bizimle birlikte bu seferlere katılıyorlar; fakat Müslüman olan sizler, bu gazalara niçin katılmıyorsunuz? Bütün bu konuları görüşmek ve dostluk kurmak üzere, sizi sarayıma davet ediyorum; geldiğiniz takdirde size lâyık olduğunuz unvanlarla lütuf ve ihsanlarda bulunulacaktır.” diyerek onu yanına davet etmiştir.

Karahanlı ve Gazneli gibi iki büyük devlet karşısında başarılı olamayacağını bilen Arslan Yabgu, bazı yakın arkadaşlarıyla birlikte sultan Mahmut’un yanına Semerkant’a gitmiştir. Sultan Mahmut’un Arslan Yabgu’ya karşı böyle hile ile yaklaşması Sultan’ın Arslan Yabgu’yu normal yollardan bertaraf edemeyeceğinin bilincinde olduğunu gösterdiği gibi Arslan Yabgu’nun gücünü de göstermektedir.

Sultan Mahmut, Arslan Yabgu’nun onuruna ziyafet ve şölenler tertip etmiş ve bu sırada Arslan Yabgu’nun gücü ve niyeti hakkında bizzat kendisinin ağzından bilgiler almaya çalışmıştır. Sultan Mahmut’un :

-“Bana askeri yardım gerekirse ne kadar atlı kuvvet gönderebilirsin?” şeklindeki sorusuna, içmiş olduğu içkinin de tesiri ile Arslan Yabgu, silahtarından bir ok almış ve:

-“Bunu, kendi boyuma (Kınık) gönderirsem 10 bin atlı”, silahtardan aldığı bir yayı gösterdikten sonra ise:

-“Bunu,kendi ulusuma gönderirsem 30 bin atlı”, yine silahtarından aldığı oklardan birisini gösterip:

-“Eğer bunu Balhan dağına gönderirsem 100 bin atlı”, bir ok ile üç yay çıkarıp:

-“Bunu, ayrıca gönderdiğim takdirde 100 bin atlı” ve nihayet çıkardığı bir oku gösterip:

-“Eğer bunu Türkistan’a gönderirsem 200 bin atlı gelir” cevabını vermiştir.
Arslan Yabgu’nun bu sözlerine şaşıran Sultan Mahmut, esasen zaten hile ile davet ettiği Arslan Yabgu, oğlu Kutalmış ve bazı yakın arkadaşlarını tutuklatarak Keşmir’e giden geçitteki bir tepe üzerinde bulunan Kâlincar (Kalencer) kalesine hapsettirmiştir(1025).Arslan Yabgu,Kalincar zindanında 1032 yılında vefat etmiştir.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın: