Büyük Türk Tarihi
Online Tarih Dergisi

Osmanlı'da Kahve İçmek Günahtı

 

Bir sabah Kalktınız kahvenizi yapacaksınız, Televizyonu açtınız bir son dakika haberi, habere göre kahve içmek bütün yurtta yasaklanıyor.Osmanlı döneminde Ebussuud Efendi'nin fetvası gereği bir çok Türk buna benzer bir durum ile karşılaştı.Onlar Tv den öğrenecek kadar şanslı değildi,ancak kahvehanelere giderek bu durumu öğrenebildiler ve çok üzüldüler.

...Kahve bir çoğumuz için vaz geçilmez bir ihtiyaç.Kahve Osmanlı zamanında da çok seviliyordu, ama bir gün Kahve devlet tarafından dine aykırı bulunarak yasaklandı.Kahve içmek acaba gerçekten günah mı?Bu yazıda bu soruya cevap bulmaya çalışacağız, konuyu şimdiye kadar yapılan değerlendirmelerden çok daha Farklı bir şekilde değerlendireceğiz.

Kahvenin Osmanlıya gelişi, 1550'li yıllara rastlar.Kahveyi ilk kez Osmanlıya getiren Habeşistan Valisi Özdemir Paşa'dır.Kahvenin Osmanlı İmparatorluğun'da ki serüveni oldukça ilginçtir.Kahvenin Osmanlıya gelmesi ile birlikte, kahvehanelerde açılmaya başlamıştır.Kahvehaneler o dönemlerde bu günkü anlamda, Kahvehaneler değildi,kültürlü insanlar Kahvehanelere gider burada devlet meselelerine sosyal yaşamda ki sorunlara kafa yorarlardı.Bunun yanında boş insanlar da gitmiyor değildi.

Osmanlı döneminde toplumunda insanların meşru olarak bir yerde toplanmaları sadece dini amaçlar ile olabiliyordu, bunun dışında anca kaçak şekilde alemler yapanlar oluyordu, bu durumun da cezası vardı.Kahvehaneler ilk kez toplumun bir araya gelmesine, hatta gelecek hakkında düşünmesine imkan sağlar olmuştu.Burada kitaplar bile okunurdu.Tabi biraz da dedikodu yok değildi.Aslında Osmanlı'da daha evvel meyhaneler vardı ama buralara müslümanların girmesi yasaktı.Bu durum kaçak olarak girilmediği anlamına da gelmiyor elbet.

Bilindiği Devletin parlak devrinde bile halkın yaşam şartları çok da iyi değildi.İşsizlik gibi sorunlar o dönemde de vardı.Anadolu da Sosyal durumlara yönelik isyanlar vardı.Bir süre sonra Kahvehaneler Padişahın ve yöneticilerin eleştirildiği halkın taleplerinin dile getirildiği yerler haline geldiler.Tahmin edileceği üzere demokrasi ile yönetilmeyen bir ülkede ,halkın devlet meselerine kafa yorması pek de istenilen bir durum değildi.

Sonuç olarak Kahvehaneler devleti yöneten kesimin pek de hoşuna gitmeyen yerler halini aldı.Tam da bu dönemde Ebussud efendi Kahvenin içilmesinin Şeriata aykırı olduğu yönünde fetvası Kahvehanerin kapanmasını sağladı.Osmanlı Tarihçisi Naima(1665-1716) Kahvelerin kapatılması ile ilgili'' erdemli görgülü insanların toplandığı kahvehaneler bir günde yerle yeksan edildi'' demişti. Buna karşın Kahvehaneler hep varlığını sürdürdü, kimi zaman serbest bırakıldı kimi zaman ise kaçak olarak devam etti.Yeniçerilerin bazen haklı bazen haksız ayaklanmaları buralarda planlanır oldu.

Kahvenin dinen günah sayılması meselesine gelirsek bu kararın sebebinin Kahvehaneleri kapatmak için alındığını görebiliriz. Çünkü Ulema ve Saray kahve içmeye devam etmişlerdir.Hiç şüphesiz ki Kahve içmek günah değildir, bu durum bile bizlere kararın sebebi hakkında ip ucu verebilir.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın: