Büyük Türk Tarihi
Online Tarih Dergisi

Medeni Bilgiler Kitabı Hakkında



(Uzun bir yazı oldu ama Cehalet ile mücadelede okumaktan başka yapılabilecek hiç bir şey yok tek çare okumak.)

Atatürk'te eleştirilebir diye bir sayfa var bu sayfada medeni bilgiler kitabı hakkında paylaşım yapmışlar.Atatürk'ü din düşmanı olmakla itham ediyorlar.Birde paylaşım yapmışlar ifade şu yönde Kemalistler bizlere sadece hakaret ed...iyorlar hiç bir açıklama yapamıyorlar diyor.

Bende altına bir soru sordum sorum şuydu''Admin kardeş sen hiç medeni bilgiler kitabını okudun mu ve bilimsel eğitimin ne olduğu konusunda araştırma yaptın mı?''


Ben medeni bilgiler kitabını okumuş olan biri olarak ona bu soruyu sordum.Admin Kemalisler bize açıklama yapamaz dediği kısma yazdığım yorumu sildi ve engelledi.Bu gibi sayfalar için normal ama bu sayfa farklıydı tartışmaya kapı açan bazı paylaşımları da vardı.


Bahsedilen kitap için dikkat etmemiz gereken iki ayrıntı var birincisi kitabın üslübu üslubu kesinlikle dine karşı bir üslub değil ikinci ayrıntı ise kitap bilimsel metodlar dikkate alınarak hazırlanıyor.

İlk olarak Medeni bilgiler kitabın da bazı dine aykırı ifadeler vardır bu doğru ama ben kitabı okuduğum da şunu gördüm kitap tabuları yıkma amacı taşıyor.İnanmayan insanların da fikirlerini açıkça ifade edebilmesi için bir kapı aralıyor.Üstelik kitap sürekli ahlakı ve saygıyı öğütlüyor.Zaten bu üç şey dinimizin en temel amacı değil mi?Kitabı okuduğumuz da bir din karşıtı propaganda ile karşılaşmıyoruz.Dine karşı yapılan yayınları az çok okumuş arkadaşımız varsa bilir o amaçla yazılmış kitapların üslübu çok daha farklıdır.


İkinici dikkat etmemiz gereken ayrıntı Atatürk'ün din ile ilgili düşünceleri açıktır.Buna karşın eğitim sistemin tamamen bilimsel metodlarla yapılmasından yanaydı.Bu gün bu eğitim sistemi için hazırlanan kitaplar dinsizliğin kanıtı olarak gösteriliyor.Oysa bu ithamlar da bulunanlar o dönem de farklı ülkelerin eğitim sistemlerini özellikle gelişmiş ülkelerin sistemlerini incelerlerse bu eğitim sisteminin dinsizliği amaçlamadığını sadece dönemin koşulları gereği dünyaya ayak uydurulduğunu görebilirler.

Medeni bilgiler kitabı da okullarda okutulması amacı ile hazırlanığından dine bakış açısı tamamen bilimseldir.Örneğin İslam dünyasını ümmet fikrinin birleştirmediğini söylüyor.Bu bilimsel bir tespittir.Unutmamak lazım ki Ortadoğu bu gün meshep savaşları ile uğraşıyor.

Bu gün ülkemiz de eğitim seviyesi çok altlada olduğundan bilimsel bir metnin belirli kurallarla hazırlanmak zorunda olduğu özellikle ilahi dinlere bakışlarının tamamen dünyevi olması gerektiğini insanlarımız bilimiyorlar.Bu yüzden de bunları dinsizlik kabul ediyorlar.

Atatürk yaptığı eylemler açıktır dinimizi öğrenebilmemiz için büyük hizmetlerde bulunmuştur.Dinde öze dönüş projesi kapsamın da meshebimizin köklerine inip bazı uygulamalar yapmıştır bunlar reform değil zaman ile bozulmuş gelenek halini almış dinimizde olmayan uygulamaların terkedilmesidir.Atatürk'ün yaptığı uygulamaların hepsinin Hanefilik meshebinin başların da olmasına karşın sonra farklı sebeblerle bunları terkettiğimizi görürüz.

Atatürk'ün dine bakışının nasıl olduğunu daha iyi kavramak için sizlere Sürekli Atatürk'ün çevresinde bulunmuş Hafız Yaşar

Okur'un anılarından alıntı yapıyorum;

Hafız Yaşar Okur şöyle diyor:
“Ramazanların Atam için çok büyük bir önemi vardı. Ramazan gelir gelmez incesaz heyeti Çankaya Köşkü’ne giremezdi. Kandil geceleri de saz çaldırmazlardı. Sadece beni huzurlarına çağırır, Kur’an-ı Kerim’den bazı sureler okuturlardı. Ben okurken gözleri bir noktaya takılır, derin bir huşu ile dinlerlerdi. Ruhen çok mütelezziz olduğu her halinden anlaşılırdı.
Ramazanlarda bir ay müddetle Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirlikuyu camilerinde şehitlerimizin ruhuna hatm-i şerif okumamı emrederlerdi… Büyük Atatürk bir çok vesilelerle şöyle demiştir:
-Mukaddes mihrabı, cehlin elinden alıp ehlinin eline vermek zamanı gelmiştir.
Bunu, dini davranışlarına daima düstur yapmışlardır. Peygamber Efendimizden de büyük takdirle bahsederlerdi. O devirler için hep “Hz. Peygamber’in zaman-ı saadetlerinde…” diye saygı kelimeleri kullanırlardı. Ayrıca Peygamber Efendimizin dirayetli bir devlet adamı, iyi bir başkumandan olduğunu da sık sık tekrarlardı.”

Bir diğer Örnek'te ise;Atatürk din hakkında ne düşündüğünü açıkça ifade ediyor;

“2 Temmuz 1932’de toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi’nin son günlerinde Atatürk, tarih öğretmenlerini ve öğretim üyelerini Gazi Orman Çiftliği’nde bir çaylı toplantıya çağırdı. Bu toplantıda bizimle iki saat konuştu. Bu arada öğretmenlerden biri Atatürk’e şunu sordu:

-Paşam, din lüzumlu bir şey midir? Halifeliğin kaldırılması iyi mi olmuştur?

Atatürk, bu soruya şu cevabı verdi:

-Evet, din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletin devamına imkan yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din Tanrı ile kul arasındaki kutsal bir bağlılıktır. Mutaassıp İslamcıların.din komisyonculuğuna izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar alçak kişilerdir. İşte biz, bu duruma karşıyız. Buna izin vermiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan kimseler, saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizin mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir.
Dinle hilafeti birbirinden ayırdetmek lazımdır. Birincisi ne kadar faydalı ise ikincisi o kadar lüzumsuz bir hal almıştır. Halifeliği kaldırdığımız günden bugüne kadar kimsenin buna sahip çıkmaması, müslüman dünyasının halife olmaksızın da yürüyeceğine ve yürümekte olduğuna en güzel örnek değil midir?!”
“Bütün müstebit hükümdarlar hep dini alet edindiler. İhtiras ve istibdatlarını terviç için hep sınıf-ı ulemaya müracaat eylediler. Hakiki ulema, dini bütün alimler hiç bir vakit bu müstebit tacdarlara inkiyad etmediler; tehditlerden korkmadılar. Bu gibi ulema kamçılar altında dö-ğüldü; memleketlerinden sürüldü; zindanlarda çürütüldü; darağaçlarında asıldı. Lakin onlar yine o hükümdarların keyfine, dini alet yapmadılar.

Cehalet ve tassup, dini istismar için en müsait ortamı meydana getirdiğinden ve bunu gidermek için gerçek din bilginleri yetiştirmenin gereğini ise şöyle vurgulamaktadır:
“Fakat bunca asırlarda olduğu gibi, bugün dahi, akvamın cehlinden ve taassubundan istifade ederek, binbir türlü siyasi ve şahsi maksat ve menfaat için dini alet ve vasıta olarak kullanmak teşebbüsünde bulunanların dahil ve hariçte mevcudiyeti, bizi bu zeminde söz söylemekten, ma-ateessüf, henüz müstağni bulundurmuyor. Beşeriyette din hakkındaki ihtisas ve vukuf, her türlü hurafelerden tecerrüd ederek hakiki ulum ve fünun nurlariyle musaffa ve mükemmel oluncaya kadar din oyunu aktörlerine her yerde tesadüf edilecektir.”

Dini konularda sözleriyle uygulamaları birbirini tutmayan kimselerin esas maksatlarını da şu sözleriyle ifade ediyor:
“Masum halka, beş vakit namazdan maada, geceleri de fazla namaz kılmayı vaaz ve nasihat etmek, belki ömründe hiç namaz kılmamış olan bir politikacı tarafından vaki olursa bu hareketin hedefi anlaşılmaz olur mu?!”

“…İslam dinini, yüzyıllardan beri alışageldiği üzere bir siyaset aracı durumundan uzaklaştırmak ve yüceltmek gerekli olduğu gerçeğini görüyoruz Kutsal ve ilahi inançlarımızı ve vicdani değerlerimizi, karanlık ve kararsız olan ve her türlü menfaat ve ihtiraslara görünüş sahnesi olan siyasetlerden ve siyasetin bütün kısımlarından bir an önce ve kesin olarak kurtarmak milletin dünyevi ve uhrevi mutluluğunun emrettiği bir zarurettir. Ancak bu suretle İslam dininin yüceliği belirir.”

Yazı biraz uzun oldu ama bu gibi cahil kişiler bir iftira atıyor ve çok fazla insan aldanıyor bunun önüne geçmenin tek yolu okumak araştırmak.

Son olarak Atatürk'ün özel dünyası bizleri ilgilendirmemeli Ama Atatürk bir devrimci liderdi din alanında da bazı uygulamaları oldu bizi ilgilendiren bu yönde yaptığı uygulamalardır.Bu gün bu uygulamaların bir kısmı hala devam ediyor.Türkçe ezan ve birkaç uygulama terkedilmişse de yapılan eylemlerin önemli bir kısmı hala yaşıyor.Biz Atatürk'ün dinin öğrenilmesi için çok çaba harcadığını biliyoruz.Yaptıkları ile İslam'a hizmet etmiş birisinin iç dünyasını tartışmak katü niyetli bir davranıştır Üstelik bu yapılan dinimize de aykırıdır.Atatürk'ün yukarı da alıntı yaptığımız ifadeleri bunun ne amaçla yapıldığını bizlere çok güzel bir şekilde anlatıyor.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Cemal, 05.02.2013, 23:32 (UTC):
Çok aydınlatıcı



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın: